Vitrin


İNCELE

Yitik Öyküler Kitabı


İNCELEME: ENES COŞKUN

Mehmet İhsan Tatari'nin 2011 yılında piyasaya çıkardığı kitabı, kendisine ait dokuz adet öyküyü barındırıyor. Öykülerin her biri, farklı evrenlerde farklı zamanlarda geçiyor. Buradan da anlaşılıyor ki yazarın hayal gücü gerçekten de çok kuvvetli.

Yazar genel olarak Orta Dünya'ya yakın çizgide ilerleyen fantastik evrenler kullanmış. Birkaç öyküsünde ise fütüristik bilim-kurgu evrenleri oluşturmuş. Kitabın ikinci öyküsü olan "Mektup" adlı öykü bu tema üzerine kuruluydu. Genel olarak kendini okutan, akıcı bir üslup hakim kitaba. Bu öykünün de akıcılıktan eksik kalan bir tarafı yok ancak, İhsan Tatari'nin bir yanlışı; o evreni kurarken günümüzden, şimdiki zamandan olayları incelemesi ve anlatmasıydı. Demek istediğim "dışarının ne kadar soğuk olduğunu, sıcak bir evden anlatmaya çalışmak" gibi. Evrene adapte olmak biraz güçleşiyor bu tip durumlarda.

Öykülerin birçoğunun, eski öyküler olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir yere kadar amatör, abartılı bir samimiyete sahip anlatımdan kurtulamıyor yazar. Tahmin edilebilir olay örgüleri, klişeler ve pek de özenli olmayan, basit imgeler çok yerde karşımıza çıkıyor. Adrenalin içeren bir olaya esprilerle müdahele etmek, esprilerin yerini ve zamanını tutturamamak zaman zaman akıcılığı sekteye uğratıyor. Yazarın bu tip öykülerinde romantik bir hava seziliyor. Çoğu zaman, iyi kahramanı yönetiyor ve ona ödülünü veriyor. Bu tavrı onu, "Cesur ve Geveze" adlı öyküsünde betimlediği şövalyeye benzetiyor. İsimler yerine sıfatları kullandığı, mesaj vermek istediği şeyler anlatan bir "masalcıyı" andırıyor bu öykülerinde. Bu masalsı havayı ara ara bırakmak istese de tam olarak başaramıyor ve istemese de masalcılıktan kurtulamıyor.

Öykülerin ilerleyişi, yazarın da ilerleyişi resmediyor sanırsam. Öykülerin eski olduğu tahminini buradan hareketle yapmıştım. "Nazik Bir İş" adlı öyküden itibaren romantik havasından uzaklaşıp daha profesyonel bir havaya, realist bir anlatıma kavuşuyor. Gerçek anlamda ne olacağını merak ettiğiniz, sizi şaşırtan düğümler buradan itibaren başlıyor. O "küçüklere mesaj veren masalcı" kimliğinden çıkıp "gizemli bir öykücü"ye dönüşen yazar, temelini attığı fantastik evrenini bu öykülerinde tamamlıyor ve kusursuzluğu elde ediyor. "Kılıçların Gardiyanı" ve "Ölüm Kulesi" adlı öyküleriyle bu başarılı öykücülüğünü iyice gösteriyor.

Kitabın ilerleyişi, yazarın da ilerleyişini resmediyor. Yazarın üretken bir kaleme sahip olduğu belli. Realist öykülerini daha sık okuyabilmek dileğiyle.


 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile