Vitrin


İNCELE

Kan Muskaları Serisi

İNCELEME: YOSUN ERDEMLİ

"Kim demiş Anadolu'da ejderhalar yok diye, hatta elf de var, cüce de..."

Kılıç & büyü edebiyatından sıkıldınız, değil mi? Efsanevi güzellikteki elflerden, madenci cücelerden ya da. Ama daha Kan Muskaları'nı okumadınız ki. Orta Dünya'da değil, Anadolu'da yaşadıklarını getirin gözünüzün önüne ve sayfaları çevirip tanışın onlarla.

Hamit Çağlar ÖzdağOnlar kim mi? Devşirme Ocağı'nda eğitim gören, imparatorun tahtından edilmesiyle kendi hocalarının ihanetine uğrayan ve arkadaşlarının katledildiği Talebe Kıyımı'ndan sağ kurtulmayı başarmış bir avuç insansı. Aralarında elflere taş çıkartan güzellikte, erkek düşmanı bir insan kızı da var; çirkin mi çirkin bir yarı elf de; ormanefendisinin kardeşi olan kediadamgil de. Bir gece duydukları imdat çığlığı ile başlıyor yolculukları yoldaşların Anstorra'nın tekinsiz sokaklarında; attıkları her bir adım kendilerine yeni bir dost ya da düşman kazandırıyor. Artan tecrübeleri ve becerileri ile beraber, hayatta kalma çabaları yerini imparatorlarını serbest bırakma çabalarına bırakıyor. Ve sonra…

İlk kitap olan Anstorra’da farklı ırklardan, farklı karakterlere sahip 8 arkadaş, yaşanan Talebe Kıyımı’nın ardından verdikleri yaşam mücadelesi sırasında olgunlaşıyor, deneyim kazanıyor ve alınan acı derslerle birbirlerinden başka tam anlamıyla güvenebilecekleri kimse olmadığını öğreniyorlar. Yaşadıkları sonucunda kendilerine Kanlı Ozanlar adını veriyorlar. Yeni müttefikler kazanıyor, eski dostlarını, aşklarını ve öyküleriyle büyüdükleri efsane kişileri buluyorlar. Kayıpları da oluyor; acısını asla unutmayacakları kayıplar…

İkinci kitap Alametler’de Kanlı Ozanlar’ın her biri değişmekte, yeni beceriler kazanmakta, güçleri artmaktadır. Bu sefer amaçları, imparatorlarını hapsedildiği yerden kurtarmaktır. Bunun için önlerinde zorlu bir yol vardır. Fakat bu yeni edinilen beceriler ve değişimler, kendilerini ve müttefiklerini şaşırtarak bu toprakları paylaştıkları kimi iyiliğe adanmış yaratıklarca hoş karşılanmamaktadır. Kim haklı, kim haksız? Ozanlar’ın yolu iyiliğin yolu mu, değil mi? Ya da bu yolda çekilen acıların karşılığını alabilecekler mi?




İhanetler ile, 6 kitap olacağı söylenen serinin ilk üçlemesi sonlanıyor. Aradan 10 yıl geçmiştir. Ozanlar, onları ilk gördüğümüz zamana göre çok farklı bir yerdeler. Dünya ikiye bölünmüş halde, son savaşa hazırlanıyor. İşin ilginç yanı, ne kahramanlarımızın tarafında saf iyilik, ne de karşı tarafta saf kötülük var. Amaca giden her yol mubahtır sözünü hatırlatırcasına iyilerle kötüler arasındaki tüm çizgiler ortadan kalkmış. Dünya kan gölüne dönecek, ama savaşın sonucunu iki ihanet belirleyecek.

Hamit Çağlar Özdağ, eserinde doğu ve batı kültürlerini mükemmel biçimde harmanlamış. Karakterler öylesine sağlam ve canlı ki, ne nargile içmelerini, tespih çekmelerini ya da mercimek çorbası içmelerini yadırgıyorsunuz, ne de yaptıkları büyüleri veya dillerinden düşmeyen küfürlü konuşmaları. Cümleler, tasvirler de böylesi bir destana layık olduğu üzere şiir havasında yazılmış. İlk kitabın başından son kitabın bitiş cümlesine kadar aynı şeyi düşündüm: Bu eser yurtdışına açılmayı hak ediyor…


 

Yorumlar  

 
+3 #1 2012-10-02 16:30
Ellerine Sağlık. Bu incelemeden sonra haftasonu bu kitabı almaya karar verdim. Emeğine sağlık.
Alıntı
 
 
+3 #2 marsli 2012-10-02 20:26
Şu sıralar kitap almak için araştırma yapıyordum. Bu seriyi okuyacağım. Teşekkürler.
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile